ABD Başkanı Donald Trump, kendi seçim bölgesinde desteklediği Cumhuriyetçi adayın kaybetmesiyle dikkatleri üzerine çekti. Daha önce postayla oy kullanmayı “sahtekarlık” olarak nitelendiren Trump, Florida’da gerçekleştirilen özel seçimlerde oyunu posta yoluyla kullandı. Trump’ın ikametgahı olan Mar-a-Lago’nun bulunduğu bölgede, Cumhuriyetçilerin uzun süredir temsil ettiği eyalet meclisi koltuğunu Demokrat aday Emily Gregory kazandı. Desteklediği Cumhuriyetçi aday Jon Maples ise seçimi kaybetti.
Bu sonuç, Trump’ın iç politikada gümrük meseleleri ve dış politikada İran Savaşı ile ilgili geliştirdiği stratejilerin sandıkta nasıl karşılık bulduğunun ilk göstergesi olarak değerlendiriliyor. Daha önce bir etkinlikte, posta yoluyla oy kullanmayı “postayla hile yapmak” olarak tanımlayan Trump, Cumhuriyetçilere, Demokratların “SAVE America Act” (Amerika’yı Kurtar Yasası) adlı tasarısını onaylamadan İç Güvenlik Bakanlığı fonlarını onaylamamaları çağrısında bulundu. Bu yasa tasarısı, oy kaydı yaptıranların ABD vatandaşı olduklarını kanıtlamalarını zorunlu hale getirirken, Trump ayrıca tasarıya posta yoluyla oy kullanmanın yalnızca hastalık, engellilik, askeri görev veya seyahat durumları gibi özel durumlarla sınırlandırılmasını talep ediyor.
Uzmanlar, ABD seçim sisteminin merkezi olmayan yapısı nedeniyle posta yoluyla hile yapmanın oldukça zor olduğunu belirtse de Trump, bu yöntemin dolandırıcılığa açık olduğunu savunmaya devam ediyor. Beyaz Saray sözcüsü Olivia Wales, Palm Beach sakini olan Trump’ın Florida seçimlerine katılmasının doğal olduğunu belirterek, başkanın genel olarak posta yoluyla oylamaya karşı olsa da “sağduyulu istisnalar” kapsamında bu yöntemi desteklediğini ifade etti. Trump, daha önceki 2018 ara seçimlerinde de aynı şekilde oy kullanmıştı. 2020 seçimlerinde ise, posta yoluyla oy kullanma talebinde bulunmuş fakat sonradan oyunu şahsen kullanmaya karar vermişti.